Uzay Mekiği Programı, NASA’nın 1981’den 2011’e kadar sürdürdüğü bir uzay programı ve temel hedefi alçak Dünya yörüngesine insan ve yük taşımayı ucuz hale getirmek. Uzay dendiği zaman pek çok kişinin aklına ilk olarak kalkış yapan bir uzay mekiği gelir:

Tartışmaya geçmeden ilk olarak uzay mekiğini inceleyelim. Araç genel olarak 3 kısımdan oluşuyor: Yörünge aracı, yanlardaki yardımcı katı yakıtlı roketler ve turuncu renkli olan ana yakıt tankı. NASA’nın katı yakıtlı roketlerle olan ilk tecrübeleri uzay mekiğinde görülebiliyor. Katı yakıtlı roketler ateşleme başladıktan sonra kontrol edilemediğinden ve daha tehlikeli görüldüğünden daha önce pek kullanılmamıştı. Yörünge aracındaki motorlar da ana yakıt tankından aldığı sıvı hidrojen ve sıvı oksijenle çalışıyor. Belli bir irtifaya kadar tüm motorlar ateşleniyor ve katı yakıtlı roketlerin yakıtı tükenince bu kısımlar ana gövdeden ayrılıyor. Yakıt tankı da içindeki yakıt tükenince yörünge aracından serbest bırakılıyor ve diğer parçalar gibi denize düşüyor. Bu parçalar daha sonra denizden toplanıp tekrar kullanılabiliyor.

Uzayda aktif görev yapan kısım uçağa benzeyen kısım. Oldukça sık karşılaştığım yanılgılardan biri bu kısmın uzay mekiği olarak isimlendirilmesi. Bu kısım yörünge aracı (orbiter) ve uzay mekiği az önce saydığım tüm alt sistemlerin birleşimine deniyor. Yörünge aracı işini bitirince atmosfere giriş yapıyor ve planör gibi süzülerek inişi gerçekleştiriyor. İniş esnasında motorları çalışmıyor.

Uzay Mekikleri sayesinde Uluslararası Uzay İstasyonu’nun inşası, Hubble Uzay Teleskobu’nun yörüngeye yerleştirilmesi ve tamir edilmesi ve daha pek çok şey mümkün oldu. Tüm bunlara rağmen uzay mekiği programını o kadar da etkileyici bulamıyorum ve bunun için haklı sebeplerim var.

İlk sebep araçların güvensizliği. Program dahilinde 6 araç 135 uçuş gerçekleştirdi ve iki kez tüm 7 kişilik mürettebatın ölümüne sebep olacak kaza yaşandı. Uzay mekiğine biniyorsanız yüzde birden fazla ölüm riskiniz var demek. Programın amacının uzayı erişilebilir ve daha güvenli kılma olduğunu düşününce programın başarısız olduğunu düşünüyorum. Bana göre bu program deneysel bir program olma statüsü taşıyor.

İkinci sebep maliyet. Uzay mekiği programının amaçlarından biri defalarca kullanılabilen araçlar yapmak ve uzay çalışmalarının maliyetini düşürmekti ama araçlar tekrar kullanılsa da bu konuda pek başarılı olunamadı. Bir kalkışın gerçekleşmesi hala çok pahalıydı ve programın 2011’de bitirilmesinin sebeplerinden biri de bu oldu. NASA kendini uzaya taşıyacak başka araç ortada yokken Ruslardan yardım isteme pahasına bu programı sonlandırdı.

Üçüncü sebep tasarım. Uzay mekiğinin tasarımı bana oldukça kötü geliyor. Çok karmaşık bir sistemi var ve sanki her an bir şeyler ters gidebilecek gibi hissettiriyor. İtki üreten bir uçak, devasa bir yakıt tankına tutturulmuş, yanlara da o zamanlar sağı solu çok belli olmayan katı yakıtlı roketler takılmış. Zamanı gelince tanklar ve yardımcı roketler kusursuz şekilde yörünge aracından ayrılmalı. Tutturucular oldukça fazla yük altında gibi. Tüm araç aerodinamik açısından düşününce oldukça karmaşık bir şekle sahip. Normal bir roketin silindir şeklini, sivri burnunu ve basit bağlayıcılarını düşününce neden normal bir roket kullanmak yerine böyle bir tasarıma giriştiklerini pek anlayamıyorum. Basit bir tasarım bana daha doğru geliyor.

Son olarak uzay mekiği programının ufuk açıcı olduğunu düşünmüyorum. Bu program başlamadan yaklaşık on yıl önce Apollo programı yürürlükteydi ve o programla insanlık Ay’da yürüdü, Ay’dan örnekler toplandı, Ay’ın görünmeyen tarafı haritalandı, Dünya’nın başka bir gök cisminin ufkunda yükselişini gördük.

Dünya’nın Doğuşu (Earthrise)

Her nasılsa bunları bir kenara bırakıp daha da ileriye, Mars’a, gitmek yerine alçak dünya yörüngesine takılıp kaldık ve neredeyse 50 yıldır buraya hapsolduk. Aynı çabalar devam etseydi 1980’li yıllarda Mars’a ayak basılmış olabilirdi ama alçak yörüngede kalmayı tercih ettik.

Uzun lafın kısası, uzay mekiği programı sayesinde önemli şeyler başarılmış olsa da program mühendislik açısından ve ekonomik açılardan bakıldığında kusurlara sahip ve Ay’a gitmek başarıldıktan sonra adeta bir yerinde sayma programı.

Bence uzay mekiği programı yerine bir Mars programı düzenlenebilirdi, yörüngeye yük taşımak için halihazırda kullanımda olan ve kendini yeterince ispatlamış Saturn V roketleri kullanılabilirdi. Uzun vadede bakıldığında yük taşımak için bu yol çok daha mantıklı geliyor çünkü bu roketler Ay’a insan göndermenin yanı sıra Skylab programında tek seferde uzay istasyonlarını yörüngeye yerleştirebildiler. Bu Uluslararası Uzay İstasyonu için de çok az sayıda sefer gerekecek demek. Saturn V aynı zamanda tüm görevlerinde hiç mürettebat ve yük kaybı vermedi ve bir astronot olsam Saturn V roketine uzay mekiğine kıyasla daha çok emniyette hissederek binerdim. İşte bu sebeplerden uzay mekikleri çok etkileyici değil.

NOT: Fotoğrafları NASA’nın web sitesinden aldım.